AABK 8. Olağan Kongresi Almanyanın Buhl kentinde yapıldı
AABK 8. Olağan Genel Kurulu Sonuç Bildirgesi
31 Ocak 2026 – Bühl Cemevi
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), 31 Ocak 2026 tarihinde Bühl Cemevi’nde gerçekleştirdiği 8. Olağan Genel Kurulu’nu, tarihsel birikiminden aldığı güçle, örgütsel birliğini, kurumsal kararlılığını ve mücadele iradesini daha da büyüterek tamamlamıştır.
Bu Genel Kurul, Avrupa’daki Alevi örgütlülüğü ile Türkiye’deki Alevi hareketinin tarihsel, inançsal ve siyasal bütünlüğünün vazgeçilmez önemini bir kez daha teyit etmiştir. AABK, bu bütünlüğü korumayı ve geliştirmeyi temel sorumluluğu olarak görmekle birlikte Avrupa ve Türkiye’de Alevilerin bütünlüğüne yönelik her türlü girişimi destekler.
Genel Kurul, Türkiye’de Alevilere yönelik uzun yıllardır süregelen ve son dönemde yoğunlaşan devlet baskısı, asimilasyon ve inkâr politikalarına karşı ortak, kararlı ve güçlü bir mücadele hattının zorunluluğunu vurgulamıştır. Türkiye’de ve Avrupa’da devlet eliyle kurulan veya desteklenen paravan yapılar aracılığıyla Alevi örgütlülüğünün hedef alınması kabul edilemezdir. AABK, bu saldırılara karşı toplumumuzu örgütlü yapımıza sahip çıkmaya, inancımız ve kurumlarımız etrafında kenetlenmeye çağırmaktadır.
Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı üzerinden yürütülen politikalar, devletin tüm imkânlarıyla desteklediği bir asimilasyon sürecine dönüşmüştür. Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın son yönetmeliğinde Aleviliğin bir kez daha yok sayılması ve cemevlerinin ibadethane olarak tanınmaması, bizim nazarımızda yok hükmündedir. AABK, Aleviliğin devlet tarafından tanımlanmasına, şekillendirilmesine ve kontrol altına alınmasına karşı durmaktadır. Alevilik; kadim, özgün ve bağımsız bir inançtır. Hiçbir siyasi iktidarın, devlet kurumunun veya başka bir din anlayışının alt başlığı değildir. Cem ibadetimizdir, cemevleri ibadethanemizdir.
Genel Kurul, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Türkiye Yüzyılı” maarif modeliyle tekçi, ideolojik ve Alevi kimliğini yok sayan bir eğitim anlayışını kurumsallaştırma çabasına karşı örgütlü mücadelenin yükseltilmesi gerektiğini karara bağlamıştır. Alevi çocuklarını asimilasyona zorlayan bu modele karşı durmak, toplumsal sorumluluğumuzdur.
Genel Kurulumuz ayrıca, Avrupa genelinde son yıllarda yükselişe geçen ırkçılık, ayrımcılık, yabancı düşmanlığı ve nefret söylemlerine karşı güçlü bir farkındalık çağrısı yapmıştır. AABK, Avrupa’daki demokratik kazanımların aşındırılmasına, göçmen ve inanç topluluklarının hedef haline getirilmesine, aşırı sağ ideolojilerin normalleştirilmesine karşı açık ve kararlı bir duruş sergilemektedir. Irkçılığın, ayrımcılığın ve nefret politikalarının yalnızca Alevilere değil, tüm toplumsal kesimlere yönelik bir tehdit olduğu vurgulanmış; AABK’nın bu tehlikeye karşı uluslararası dayanışmayı büyütme, demokratik değerleri savunma ve toplumu bilinçlendirme görevini kararlılıkla sürdüreceği ilan edilmiştir.
AABK 8. Olağan Genel Kurulu, Suriye’de Alevilere, Kürtlere, Dürzilere, Hristiyanlara ve diğer halklara yönelik soykırım, baskı ve sistematik şiddete karşı aktif bir mücadele hattını benimsemiştir. AABK, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da siyasi, diplomatik ve örgütsel tüm imkânlarıyla bu saldırıların karşısında durmaya devam edecektir.
AABK, önümüzdeki dönemde:
• Alevilere yönelik saldırıların uluslararası kamuoyunda görünür kılınmasını,
• Uluslararası insan hakları mekanizmaları nezdinde hukuki, siyasi ve diplomatik girişimlerin güçlendirilmesini,
• Alevi toplumunun meşru taleplerinin kararlılıkla savunulmasını
temel mücadele başlıkları olarak belirlemiştir.
Genel Kurul, deprem yardımları üzerinden Alevi örgütlülüğünü hedef alan iddiaların tamamen gerçek dışı, kasıtlı ve kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koymuştur. AABK, deprem sürecinde dayanışma ve toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket etmiş; yürütülen spekülasyonların Alevi mücadelesini yıpratma amacı taşıdığı netlik kazanmıştır. Bu tür girişimlere karşı daha güçlü ve kararlı bir duruş sergilenecektir.
Genel Kurul, Alevi kadınlarının ve Alevi gençliğinin örgütlü mücadelesini Alevi hareketinin kurucu ve vazgeçilmez unsurları olarak görmektedir. Kadınların ve gençlerin karar mekanizmalarında daha güçlü temsili ve mücadelenin her alanında öncü rol üstlenmesi kararlılıkla desteklenmektedir.
Alevi toplumunun sesi olan Alevi medyasının güçlendirilmesi, Genel Kurul tarafından bir kez daha hayati bir ihtiyaç olarak vurgulanmış; toplumumuz bu alana sahip çıkmaya çağrılmıştır.
Genel Kurul, 2 Temmuz 1993 Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yıl dönümünde, toplumumuzu ve dostlarımızı “33 yıl 33 can” şiarıyla düzenlenecek anma ve etkinliklerde aktif rol almaya ve eşit yurttaşlık mücadelesini büyütmeye davet etmektedir.
AABK, makam ve mevki dağıtan bir yapı değildir. Görevler kişisel beklentiler için değil, Alevi inancına ve örgütlü mücadeleye hizmet etmek için vardır. Bu görevler bir ayrıcalık değil, ağır bir sorumluluktur.
Bir önceki Genel Kurulda alınan karar doğrultusunda, kurum bünyesinde onursal başkanlık statüsü tamamen kaldırılmıştır. Hiçbir kişi bu unvanı kullanamaz; aksi yöndeki beyanlar geçersizdir ve kurumumuzu bağlamaz.
Bu Genel Kuruldan çıkan irade açıktır:
AABK, örgütlü gücünü büyüten, mücadelesini derinleştiren ve geleceğini kararlılıkla inşa eden yeni bir döneme girmiştir.
Bizler; yolunu Hak’tan, özünü insandan alan Alevi-Bektaşi öğretisinin canlarıyız. Bu yolun temelinde birlik vardır, rızalık vardır, muhabbet vardır. Ayrıştırmak değil birleştirmek, incitmek değil gönül yapmak esastır.
Bu nedenle çağrımız nettir:
Bir olalım, iri olalım, diri olalım.
Can cana, yol yola yürüyelim.
Birliğimizi zedeleyen her tutumun karşısında, yolumuzu ve erkânımızı savunmaya devam edeceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Aşk ile
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu







