Accueil / Fuaf / Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın 1 Mayıs!

YAŞASIN 1 MAYIS BİRLİK, MÜCADELE VE DAYANIŞMA GÜNÜ

1 Mayıs; işçi sınıfının tarihsel mücadelesinin, sömürüye ve baskıya karşı direnişinin simgesidir. 1886’da Haymarket* Olayı ile yükselen bu mücadele, bugün dünyanın dört bir yanında emekçilerin eşitlik, özgürlük ve insanca yaşam talebiyle sürmektedir.
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF) olarak; inancımızın özünde yer alan hak, adalet, eşitlik ve rızalık ilkeleriyle, işçi sınıfının ve ezilen halkların mücadelesini kendi mücadelemiz olarak görüyoruz.
Bugün kapitalist sistem; emeği değersizleştiren, güvencesizliği yaygınlaştıran, savaşları ve yoksulluğu derinleştiren politikalarıyla milyonlarca insanı açlığa ve umutsuzluğa sürüklüyor. Avrupa’da yükselen ırkçılık ve yabancı düşmanlığı, emekçileri bölmenin ve sömürüyü derinleştirmenin araçları haline getirilmektedir.
Bizler biliyoruz ki:
İşçinin milliyeti yoktur, emek evrenseldir.
Kürt, Türk, Arap, Fransız; hangi kimlikten olursa olsun tüm emekçilerin kaderi ortaktır.
FUAF olarak;
Taşeronlaştırmaya, güvencesiz çalışmaya ve düşük ücret politikalarına karşı,
Kadın emeğinin sömürülmesine, erkek egemen sisteme ve ataerkil düzene karşı,
Gençliğin geleceksizleştirilmesine karşı,
Irkçılığa, faşizme ve ayrımcılığa karşı,
Savaş politikalarına ve halkları birbirine kırdıran emperyalist müdahalelere karşı,
birlikte mücadeleyi büyütme çağrısı yapıyoruz.
Alevi öğretisinin değerleriyle; insan onurunu esas alan, eşit ve özgür bir yaşamı savunmaya devam edeceğiz. Gerçek kurtuluşun örgütlü mücadeleyle mümkün olduğunu biliyoruz.
Bu 1 Mayıs’ta alanlarda olacağız.
Emeğin sömürülmediği, inançların özgür olduğu, halkların eşit yaşadığı bir dünya için sesimizi yükselteceğiz.

1 Mayıs işçi sınıfı mücadelesi tarihinde biz Türkiyeli işçiler için ayrı bir önemi ve yeri vardır. Cumhuriyet tarihi boyunca verilen mücadelenin 1 Mayıs 1977 ‘de Taksim* meydanında toplanan 500 bin işçi ile en yüksek düzeye ulaştı. Bu gelişen işçi direnişi kapitalist sistemi çok korkuttu ve ve Amerikada olduğu gibi kanla bastırmayı denedi.

1 Mayis 1977 Taksimi unutmadik.  
Yaşasın 1 Mayıs!
Yaşasın işçilerin birliği, halkların kardeşliği!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!
Fransa Alevi Birlikleri Federasyonu (FUAF)

* Haymarket

1 Mayıs 1886’da Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önderliğinde işçiler günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Chicago‘da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Louisville‘de 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi birlikte yürüdü. O dönemde Louisville’deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park’a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından ‘Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu’ şeklinde yorumlanmıştı. Bu gösteriler 1 Mayıs’ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs’ta kanlı Haymarket Olayı‘na yol açtı.[5] Uygulanan yasal baskılarla bu gösterinin tekrarlanması engellendi. 14-21 Temmuz 1889’da toplanan İkinci Enternasyonal‘de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada « Birlik, mücadele ve dayanışma günü » olarak kutlanmasına karar verildi.

* 1 Mayis 1977 - Taksim - Istanbul

1 Mayıs 1977… Bir Pazar günüydü. İşçiler sabah erkenden uyanmış, dillerinde türküler, içlerinde tatlı bir heyecanla hazırlanıp yollara düşmüşlerdi. Yüz binlerce işçi coşkulu ve kararlı adımlarla 1 Mayıs’ın kutlanacağı Taksim Meydanı’na doğru ilerliyordu. İki ayrı koldan akın akın işçi giriyordu Taksim Meydanına. Alan dolup taşmıştı. Oyuncular, yazarlar, şairler de oradaydılar. 500 bin işçi ve emekçi sloganlarla, halaylarla, marşlarla işçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutluyordu. Taşıdıkları dövizlerle sömürüsüz bir dünya istediklerini haykırıyorlardı. Coşku, heyecan ve kararlılık herkesin gözlerinden okunuyordu. Saatler ilerledi ve nihayet DİSK Genel Başkanı Kemal Türkler kürsüye çıktı. Türkler işçileri selamlayıp 1 Mayıs’larını kutladı. İşçiler Kemal Türkler’i alkışlarıyla destekliyor, o konuştukça daha da çok coşkulanıyorlardı. Türkler konuşmasının sonunda işçileri, sınıf mücadelesinde hayatını kaybedenler adına saygı duruşuna davet etti. Kitle sıkılı yumruklarıyla saygı duruşuna geçti. O esnada iki el silah sesi duyuldu. İnsanlar silah seslerinin nereden geldiğini anlamaya çalışıyorlardı. Silah sesleri tekrar duyulmaya başlandı. Bu defa alan kurşun yağmuruna tutulmuştu adeta. Polis ateşin açıldığı yeri tespit etmek yerine kitlenin üzerine tazyikli su ile saldırıyor, sis bombaları atıyordu. Meydana dalan panzerler alandakilerin üzerine sürüldü.

Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs’ı kutlayan 34 sınıf kardeşimizi katlettiler, yüzlercesini yaraladılar. İşçi sınıfının birliğinin, gücünün karşısında korkuya kapılan, sömürü düzenlerini tehlikede gören egemenler, tıpkı 1 Mayıs 1886’da Amerika’da olduğu gibi geleneklerine sadık kalarak çözümü yine katletmekte buldular. Katiller bulunmadı, cezalandırılmadı. Dava zaman aşımına uğradı. Ancak mücadeleci işçilerin zihinlerinde 1 Mayıs 77 katliamı zaman aşımına uğramayacak, unutulmayacak! Kaybettiklerimizin anıları daima mücadelemizde yaşayacak. İşçi sınıfı örgütlenip mücadeleye atıldığında Taksim Meydanı’nı da dünyayı da kazanacak, mücadele yolunda kaybettiği sınıf kardeşlerinin hesabını o zaman soracak.

0 0 votes
Évaluation de l'article
S’abonner
Notification pour
guest
0 Commentaires
Le plus ancien
Le plus récent Le plus populaire
Commentaires en ligne
Afficher tous les commentaires
0
Nous aimerions avoir votre avis, veuillez laisser un commentaire.x